TÜRKMEN KOCASI YUNUS

24.06.2022 10:43, 2 ay önce eklendi.
TÜRKMEN KOCASI YUNUS

       Anadolu’da Türk milletinin bağrında yetişen büyük şair ve Hak âşıklarımızdan birisi de hiç şüphesiz Yunus Emre’dir.

       Çağları kucaklayan, bugün dahi hiçbir sınır tanımayan ve her faniye nasip olmayan bir şöhret ve ölmezliğe sahip olan Yunus Emre, her halde bu özelliğini şairliğinden ziyade dervişliğine, Hak yola olan bağlılığına, telkin ettiği sevgi ve gösterdiği sonsuz müsamahasına borçludur. Mevlâna da olduğu gibi onda da şiir, gaye değil bir vasıtadır.

       1240-1320 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen, ünü dünyaya yayılan bu Hakk aşığımızın hayatı hakkında elimizde pek fazla bilgi mevcut değildir. Yunus Emre’nin halk arasında efsaneleşen bir hayatı vardır. Zaten halk, sevdiği insanların hayatını her daim efsaneleştirir. Yunus Emre’nin de hayatını gerçek bilgilerden ziyade böyle efsane ve menkıbelerden öğrenmeye çalışıyoruz.

       Konya’da Hazreti Mevlâna, Şemsi Tebrizi, Şeyh Sadrettin Konevi, Nasrettin Hoca, Seyyid Harun Veli, Didiği Sultan, Seydi Bayram Veli gibi Türk İslam büyükleri ile alakalı olarak pek çok menkıbe anlatılır. Anlatılan menkıbelerden biri de Yunus Emre ve Hazreti Mevlana’ya aittir. Menkıbe şöyledir:

       Yunus Emre sık sık Konya’ya Hazreti Mevlâna’yı ziyarete gelirmiş. Her ayrılışında Mevlâna onu kale kapısına kadar uğurlarmış. Mevlâna’nın müritleri, bu duruma şaşıp kalırlarmış. Müritler, meraklarını gidermek için Mevlâna’ya bunun sebebini sormuşlar: 

       “Efendimiz bu dervişe neden bu kadar hürmet gösteriyorsunuz?” demişler.

       Hazreti Mevlâna da müritlerine:

       “İlahi menzillerin hangisine çıktımsa, bu Türkmen kocasının izini önümde buldum. Onu geçemedim.” demiş.

       Hazreti Mevlâna’nın Türkmen kocasından kastının Yunus Emre olduğu rivayet edilir.

       Yine bir gün Yunus Emre, Hazreti Mevlâna’yı ziyarete gelmiş. Aralarında şöyle bir sohbet olmuş;

       Yunus Emre, Hazreti Mevlâna’ya:

       “Mesnevi’yi sen mi yazdın?” diye sormuş.

       Hazreti Mevlâna da:

       “Evet” demiş.

        Yunus Emre:

       “Uzun yazmışsın! Ben olsam; ‘Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm’ derdim, olur biterdi. “demiş.

       Bu sözleri işiten Hazreti Mevlâna:

       “Bunu söyleyebilseydim, Divan-ı Kebir’i yazmazdım” demiş.

Yorum yap



Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış!

Osman Avanoğlu

Okunma

Tarih

ŞEMS’İN MEZARI VE KUYU EFSANESİ 372 05.08.2022 08:27:39
RASİM ÖZDENÖREN’İN ARDINDAN 849 29.07.2022 00:13:15
D. MEHMET DOĞAN KİTAPLARI 994 22.07.2022 08:30:58
15 TEMMUZ 976 15.07.2022 10:52:35
NURETTİN TOPÇU 968 08.07.2022 08:38:52
Meke Gölü Ve Efsanesi 982 01.07.2022 12:48:50
TÜRKMEN KOCASI YUNUS 966 24.06.2022 10:43:07
ÇİFT BAŞLI KARTAL 997 17.06.2022 08:46:03
Zarifoğlu, Karakoç Ve Zengin 1035 10.06.2022 11:25:56
KONYA’DA EFLATUN-U İLAHİ İNANIŞI 1005 03.06.2022 00:00:39
HÜRRİYET VE ANAYASA BAYRAMI(!) 1010 27.05.2022 09:15:08
KONYA’NIN ŞİFAHANELERİ: SINANMIŞ YERLER 1038 20.05.2022 10:17:11
DÜNYANIN ORTASI NERESİDİR? 1010 13.05.2022 11:09:48
KONYA’YA ATILAN İFTİRA 1130 06.05.2022 13:55:25
Ramazan’ın Sonuna Geldik 1061 29.04.2022 02:08:02
MECLİSİN İLK GÜNÜ 1066 22.04.2022 14:06:04

Yazarlar



Anket

Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ

Rss Bağlantıları

Sistem


İmer yayın organı


Bu web sitesi tamamen özgür yazılım araçları kullanılarak sanater tarafından yapılıp, yayınlanmaktadır. Konya kutu