Terör, Tarihçesi Ve Türkiye!

Eğitimci, Tarihçi, Yazar Yücel Kemandi ile Bu hafta Türkiye’nin kanayan yarası ve en büyük tehdit unsuru Terörü konuştuk…

23.09.2015 10:37, 7 yıl önce eklendi.
Terör, Tarihçesi  Ve Türkiye!

Konyadahaber:  Sayın Yücel Kemandi Bugün Doğu olayları Türkiye'nin çok ciddi bir meselesi haline geldi. Burada iki çizgi ortaya çıktı. Birisi, PKK çizgisi, diğeri devlet çizgisi. Buradan yola çıkarak Terör neyi ifade eder, ne ne zaman ortaya çıktı, bu konularda sizden bilgi almak istiyoruz…

Yücel Kemandi: Bana bu konuda açıklama yapma fırsatı verdiğiniz için bende size ve KONYADAHABER ailesine çok teşekkür ediyorum. Sizinde dediğiniz gibi Ülkemizde ve dünyada her ülkede en büyük sorun terör.

Terör ya da terörizm, siyasal, dinsel veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere, resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanımıdır. Terör uygulayan organize gruplara terör örgütü,  terör uygulayan şahıslara ise terörist denir.

Terör insanın yaratıldığı günden beri vardır, ancak ilk defa 1789 Fransız İhtilalinden sonra Fransa’da uygulanan sistematik şiddet politikalarından sonra, hukuk ve siyaset gibi alanlarda terörizm kavramının ortaya çıkmasına yol açtı. Terörün vatanseverlikle eş değer biçildiği bu dönemde binlerce insan hapsedilmiş, on binlerce kişi idam edilmişti. 18. ve 19 yy. da toplumlarda bulunan sınıfsal ayrım ile terörün ezilen halkın zorba olan yönetime karşı yapılan ayaklanması olarak kendini meşrulaştırmıştır.

Soğuk Savaşın başlaması ile birlikte devletler terör örgütlerine ihtiyaç duymaya başladılar ve bu örgütleri birer pazarlık unsuru olarak kullandılar. Bu dönemde terörizm; kapitalist bloğun sosyalist ideolojinin yayılmasının engellenmesi ve sosyalist bloğun ise kendi ideolojilerini tüm insanlara yaymak için karşı bloğun bünyesinde yapılanmaya çalışmasıydı.

20. yy sonuna kadar terörizmin hedefi genel olarak devlet adamlarıyken (Ferdinand, John F. Kennedy, Indira Gandhi); bu hedef 21.yy da ise semboller (Dünya Ticaret Merkezi) olmuştur. Kuşkusuz bu zamana gelene kadar terörizmin niteliğiyle beraber terörizmde kullanılan silahlar da değişmiştir.

19. yy da pusu kurularak adam öldürmek, dinamit, el bombası kullanılırken; 20. yy da bu bubi tuzakları, kalaşnikof silahlar, gerilla taktiklerine dönmüştür. Bu dönemde ise; globalleşen dünyayla terörde küreselleşmiş ve teknolojiye ayak uydurmuştur.

Soğuk Savaş dönemi sonrasında ortaya çıkmaya başlayan ve 11 Eylül saldırıları ile iyice belirginleşen süreçte, uluslararası politikanın temel belirleyici aktörü terör olmuştur. Ve hep kanla beslenmiştir.

Globalleşme ile birlikte devletlerin güvenlik tedbirleri artmıştır ve bu durum tüm dünya toplumunun güvenliğini derinden etkilemiştir, buda uluslararası terörizmin artmasında önemli bir rol oynamıştır Terörün sınır aşan bir hal alması insanların uluslararası terörizm ile karşı karşıya kalmasına sebep teşkil etmektedir. Günümüzde uluslararası terörizm terimi daha çok birden fazla devleti hedef alan veya birden fazla ülkede eş zamanlı birbirine benzer eylemlerde bulunan terörizmi ifade etmektedir.

Konyadahaber: Sayın Kemandi, terör kanla beslenir dediniz. Kanla beslenen terörü kimler niye desteklemektedir bu konuda neler söyleyebilirsiniz

Yücel Kemandi: Ülkelerdeki Terörün dış destek olmadan varlığını devam ettiremeyeceği bilinen bir gerçektir. Günümüzde terör örgütleri; devletler, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, bankalar, bireyler ve diğer organize suç örgütleri tarafından  desteklenmekte ve finanse edilmektedir.

“Terörizm, hele hele uluslararası terörizm, mutlaka bir devletin himayesinde gerçekleşir. Terör bir taraftan da savaşın düşük yoğunluklu şekline bürünmüş halini yansıtır.” Yani devletlerin birbirine üstünlük kurmak için başvurdukları önemli bir metotdur.

Türkiye’nin son 30 yıldır kanayan yarası haline gelmiş olan bölücülük, şimdiki ismi ile etnik esasa dayalı federalleştirme sorunu ülkemizin iç güvenlik stratejilerini oluşturmaktadır. 1984 yılında ilk eylemini yapan ve şiddetini yer yer arttırıp ve azaltan PKK terör örgütü ülkemizin iç güvenliğini tehdit etmektedir.

Konyadahaber:  Efendim sohbetimizin başında Türkiye’nin terör örgütünün tehdidi altında olduğunu söylediniz bu örgütün  PKK olduğunu biliyoruz PKK Terör örgütü ne zaman nasıl ortaya çıktı?, nasıl gelişti ve bugünlerde karşımıza göçlü bir eli kanlı topluluk çıktı.

Yücel Kemandi: Öncelikle bilmemiz gereken PKK Türkiye’yi bölmek için marksist bir örgüt olarak başladı. Ermeni terör örgütü ASALA’nın kendi tabanı yoktu, onun yerine PKK kuruldu.

İnsan kaynağı olarak ta, özellikle o bölgedeki insanları seçildi.

Sonrada günün başbakanı Turgut Özal’ın uyguladığı siyaset Kürt sorununu yarattı, otonom “Kürt Devletinin” temeli atıldı. 1991’de, karşımıza sayıları 25 bini bulan bir silahlı PKK terörünü çıkardı.

Turgut Özal siyaseti sonrasında Çekiç Güç’le sayıca ve silahça güçlü bir PKK terör örgütü yaratılarak Türk-Kürt ayrımcılığının yapılmasına neden oldu.

Konyadahaber: PKK Terör örgütünün siyasi hedefi nedir? bu konuya kısaca açıklayabilirmisiniz..

Yücel Kemandi: PKK terör örgütünün siyasi hedefinin ne olduğu açıktır, Türkiye’yi parçalamak ve hayal ettikleri Kürdistan’ı kurmak. PKK terör örgütü bu maksatla hareket eden bir silahlı propaganda aracıdır. Etnik esasa dayalı bölücülük yapanlar, silahlı propaganda aracı olarak kullanılan terörü ve siyaseti birbirini destekleyecek şekilde kullanmakta böylelikle konuyu kamuoyuna kabul ettirmeye ve ortamı uygun hale getirmeye çalışmaktadır.

Siyaset yolu ile yapılan bölücülük hem iç siyaset, hem de dış siyaset açısından terörden çok daha tehlikelidir. PKK terör örgütü, bölücü siyaset yapan siyasi partiler ve siyasetçiler bazı isteklerini karşılamaya yönelik devletin tavizler vermesi için devlete karşı yoğun bir psikolojik operasyonda bulunduğu aşikârdır. Bu tür davranışlar güvenliğimizi, bütünlüğümüzü, varlığımızı ve ulus devlet yapımızı orta ve uzun vadede tehlikeye düşürmektedir.

Bugünlerde doğuda durum basit bir olay değildir. Doğuda çok yönlü mücadele verilmektedir, yani orada sadece bir PKK militanları karşısında, bizim güvenlik kuvvetlerimizin mücadelesi şeklinde bir olay değildir. Bunun arkasında çok başka meseleler var. Dikkatli bakan bir göz jeopolitik bir takım sebeplerin olduğunu görebilir.

Konyadahaber:  Sayın Kemandi   birçok yazar ve siyasetçi PKK ile mücadelede tıkanma noktasına gelmiştir demektedir, siz bu açıklamaya katılıyor musunuz gerçekten PKK bu kadar güçlü mü?

Yücel Kemandi: Bölgede bazı şeylere kızıp yanlış şeyler yapmamak lazım. Bizim tarihimizde böyle şeyler maalesef yaşandı. Bazı gelişmeler Osmanlının son yıllarını hatırlatıyor. Düşman her zaman vardır, ama içerinin zafiyeti düşmanı hâkim kılar. Osmanlının son yıllarındaki gaflet bu gün de bazı noktalarda aynen var. O bölgede cumhuriyet tarihinde yıllarca akıl almaz siyaset hatalar yaptık. Yıllarca ihmal ettiğimiz bölgeye, şimdi yatırımların yapıyoruz, ancak buda yeterli olmamış görülüyor, çünkü devletin mekanizması da iyi işlemiyor. Dolayısıyla yaptıklarınız bölgeye harcadıklarınız iyi netice vermiyor. Devlet onca yatırımdan sonra, sadece Irak kapılarının kapatınca bölge perişan oluveriyor

Aslında daha farklı şeyler yazmak gerekir, bugün çözüm sürecinin masaya yatırılması gerekir, çözüm sürecinde devlet ne yaptı?, örgüt ne yaptı? Yanlışlar bizde mi PKK damı? Bu soruların cevabına ulaşmak gerekir.

Terör her zaman güçlüdür ancak bizim devletimizin gücü karşısında zerre kadardır öncelikle bunu bilmemiz lazım bu ülke içerisinde bir dağa çıkmış yada şehirleri yakan yıkan bir şer şebekesi var birde içimizdeki soytarılar var bizim mücadelemiz çok yönlü olarak devam etmelidir.

Biz asayiş sistemini Osmanlıdan buyana değiştirmemişiz. Osmanlının asayiş sistemi insanların suç işlemeyeceği esasına göredir. Esas olan Beraatı zimmettir. Şimdi ise insanlar suç işliyor. Suç işlenen bir yerde kamu düzenini Osmanlı metoduyla ayakta tutmanız imkânsızdır.

Karakollar gözden geçirilmeli, istihbarat yok gibi, bunu tekrar kurumlaştırmalıyız. Olayların hep arkasında gidiyoruz, önüne geçememişiz. İleri teknoloji, çok iyi istihbarat ve bu çapta savaşı verecek kadrolar lazım. Birde bunların hepsi bir arada olmalıdır.

Konyadahaber:  Sayın Kemandi   buraya kadar terörle ilgili güzel bilgiler verdiniz bizi ve doğruses okurlarımızı bilgilendirdiniz sizce de uygunsa nasıl bir mücadele den yola çıkarak terörle nasıl bir mücadele içerisine girilmeli neler yapılmalı sorularına bir tarihçi gözüyle bakabilirmisiniz.

Yücel Kemandi: Ben Askeri bir uzman değilim ancak sizinde sorunuzda belirttiğiniz gibi bu sorunuza bir tarihçi olarak cevap verebilirim. Öncelikle Teröristle bölge halkını tamamen birbirinden ayırmamız lazım, kim terörist kim çoban kim köylü bunlar birbirine karışmış. O bölgenin insanının ben Türkiye'den ayrılayım, ayrı bir devlet kurayım diye bir düşüncesi hiç bir zaman olmamıştır. Bütün bu sıkıntılara rağmen o insanlar Türkiye ile beraberdir. Doğudaki insanları biz çok zor duruma soktuk. "Biz sizin devletiniziz" diyoruz ama onları koruyamıyoruz. Şu anda bölgede PKK en büyük zulmü Müslüman Kürtlere yapmaktadır.

Şunu mutlaka görmemiz lazım; Bugün onlarca Kürt köyü boşalmıştır, insanlar yerlerinden yurtlarından edilmiştir. Bu insanların tek suçu PKK ya destek vermemeleridir. Bu köylere, PKK ya destek veren ne olduğu belli olmayan, her gün Allaha, kitaba devlete küfreden, Ermeni uşakları yerleştirilmektedir.  Kısaca doğunun nüfus yapısı değiştiriliyor, iktidar bunu da mutlaka görmelidir.

Şimdi doğuda bir savaş veriliyor ve adamlar oldukça modern silahlarla savaşıyorlar. Yakında onların eline uçan hedefleri vuran Stinger füzelerinin verilmesinden korkuyorum.

Bizim askerimiz kışlasında karakolunda oturuyor. Olay olduktan sonra harekete geçiyor operasyon başlatıldı deniyor. Bizim amacımız operasyon mu yapmak? yoksa olayların önüne mi geçmek?.   Bunların hepsi çıkmaz sokaktır. Tek çıkar sokak var; Asırlardır o bölgeyle nasılsak, tekrar o şartlara kendimizi getirmektir. O bölgeyle ortak yanlarım ız  neyse onları ihya etmektir..

Konyadahaber:  Sayın Kemandi  son olarak neler söyleyebilirsiniz

Yücel Kemandi: Türk-Kürt çatışması bu ülkeyi bitirir. Bölgeye ne vererek, nede vurarak barış getiremeyiz.  Mesele Amerikan yardımı ile değil, bölge insanı ile çözülür. Tek kelime ile ifade etmek gerekirse''Balta İle Sakal Tıraş Edilmez''

Konyadahaber:  Bize vakit ayırdığınız için şahsım ekibim ve okurlarım adına çok teşekkür ederim.

Yücel Kemandi: Bana bu fırsatı verdiğiniz için bende çok teşekkür ederim Allaha emanet olun.

 

Anahtar Kelimeler: TarihYücel KemandiKonyaYazar

Yorum yap



Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış!

Diğer haberler



Anket

Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ

Rss Bağlantıları

Sistem


İmer yayın organı


Bu web sitesi tamamen özgür yazılım araçları kullanılarak sanater tarafından yapılıp, yayınlanmaktadır. Konya kutu